|
BİLGİ AZİZ EYLER CEHALET REZİL EYLER “Süleyman saltanatının yüzüğüdür bilgi. Bütün dünya şekildir; candır bilgi. Denizlerdeki yaratıklar, dağdaki, ovadaki yaratıklar, bu hüner yüzünden insana karşı çaresiz bir hale düşmüşlerdir. İnsandan kaplan da, aslan da fare gibi korkar. Timsah da onun yüzünden coşmuş köpürmüştür, deniz de; ikisinin de ödü patlamıştır insandan. İnsan yüzünden peri de şeytan da kıyıyı tutmuştur; her biri bir gizli mıntıkayı yer edinmiştir. İnsanın gizli düşmanı çoktur; çekinen, ihtiyatla iş gören insan akıllı insandır.” Bilgi, taşı mücevher; alelâde madeni altın, gümüş eyler. Allah’ın bilgi ışığı vurduğu için suya, toprağa her biri canlılara hayat kaynağı olacak marifet edindiYeryüzünde, sadece insan şuur düzeyinde bilgiyle donatıldığı için bütün varlıklara üstün oldu. Bilgi, her türlü kas gücünün, sayı çokluğunun üstünde bir güç taşıdığı için insanoğlu, yeryüzünde bütün varlıklara üstün kılındı. Ama dünyadaki her şeyin artı-eksi kutuplara doğru uzanan seyri içinde, bilginin de insanı en yüce makama çıkaran müsbetliği ile en aşağı dereceye düşüren menfiliği arasında sayısız derecesi vardır.İblis, bilgisini kibir ateşiyle beslediği için onun elde ettiği şey, yalnızca kahredici bir zehir oldu. Bilgisi onu meleklere üstad kılacağına insanlığı ifsat yolunda tahrip aracı oldu. Şimdi dünya yüzünde biri yapmak, diğeri yıkmak amaçlı, rahmani ve şeytani bilgi ırmakları, iki koldan akıp durmaktadır.İnsan, bilgi sayesinde kartaldan daha hızlı uçmakta, balıktan daha mükemmel yüzmekte, en güçlü hayvandan daha atak güç gösterisinde bulunabilmektedir; ama bilgi sadece dünyayı yaşanır kılmakla sınırlanırsa, bu yalnızca “ahır yapma bilgisi” olarak kalır.Günümüzde akla hayale gelmedik konularda kırılmaya çalışılan rekorlar, hayatın temel ihtiyaçlarından ilgisiz buluşlar, hiçbir dâvaya, meseleye merhem olmayacak araştırmalar, insanın ezeli ve ebedi susuzluklarıyla uzaktan bile ilgisi olmayan icatlar, keşifler… hep bu “ahır yapma bilgisi” çevresindedir. Yani sadece insanın hayvani yanına dönük bilgiler…Hayatlarından bir misyon ciddiyeti tüten bilginlerin bilgi mahsullerine baktığımızda, hepsinin de mutlaka birçok insanlık yarasına merhem olduklarını, beşerin sahih ihtiyaçlarını giderdiklerini görüyoruz.Marifetle yoğrulmuş bilgi, insana dünyada uyanıklık bağışlar. Böyle bir uyanıklık, kafayı da aydın kılar, gönlü de.Demek, insan için, öğrenilmiş bilginin dışında hikmetle, irfanla bünyeye içirilen bilgi gerekir ki insana bir yücelik kazandırsın.Yücelik bilgisi, insandan hayvana, hatta cansız varlığa bile tesir eder. Marifet ehlinden, deve, köpek, kuş bile birtakım hünerler öğrenebilir.Bütün peygamberler, Allah’ın kendilerine verdiği bilgi sayesinde toplumlarında üstünlük ve yücelik kazandılar.Günümüzde ne yazık ki ürkütücü olan bir nokta, dünyaya dönük bilginin yer altı emellerine hizmet yolunda kullanılmasıdır. Bu yüzden insanlık, kendisini defalarca yok edecek tahrip silahlarını depolayıp durmaktadır. Caydırıcı olması bir yana, bir gün cahil bir zorbanın eline geçtiği takdirde telafisiz felaketler doğuracak bir kirli yapılanış sürüp gitmektedir. Bu da marifet ufuklarında kalpleri ve ruhları ışıldatacak yerde gayesiz, ülküsüz kullanıldığı için bilgi nimetinin cezaya dönüşmesidir.“Korkup da ayağını bu yoldan çekmeyesin diye bilgiden, hikmetlerden silahlar kuşanırsın.” Beri taraftan, bilgi, insan için bir güç ve sebat kaynağıdır. İnananlar, kendilerini bilgi ve hikmetle donatmasalardı aykırı rüzgârlara karşı daha dirençsiz olurlardı. Varlık ve yaratılış sırlarını kavramış bir gönül, hiçbir zorluğa, tehlikeye ve tehdide boyun eğmez. Bilgi ve hikmet, kalbe cehennem ortasında cennet huzuru yaşatır ki bu da insanı geçici meşakkatlerden, korkulardan emin kılar. Yalnız, tevekkül, cesaret ve güven aşılayan bilgi, kuru kuruya bilgi değil; irfan ve marifetle kalp ve ruh azığı haline getirilmiş bilgidir. “Bilenle bilmeyen bir olur mu?” Hadis-i Şerif’inde kastedilen, bilgi, sayı sayma, formül bilme bilgisi olamaz. İrfan, marifet olmazsa bilgi kanadı kırık, tüyü yoluk kuşa döner. Bilgiyi bu dünyanın da ötesinde bir görüş, duyuş, seziş aracı yapan, marifettir. Marifet ki kulluğun ruhudur. Taklitten doğan bilginin dışındadır marifet bilgisi ve İlahi iklimden rengini almıştır. Bundandır ki marifet bilgisinin müşterisi, yalnızca dünyaya dönük bilgi tüccarları olamaz. Bu anlamda, bilgisizlik de en büyük felakettir. Bilgisizin uykusu, devasız bir kış uykusudur. Çorak toprağa ekilen tohum nasıl heba olursa, bilgisize verilen her öğüt de öyle boşa gider.Dünyaya ve dünyanın dışındakilere herkes bilgisi ölçüsünde kıymet verir. Bir çocuğun değer verdiği şeylere bakın, gülüp geçersiniz, çünkü çocuk sizin kuşandığınız bilgi elbisesini henüz kuşanmamıştır. Yetmişine gelmiş, hâlâ oyuncaklarla oynayan bir adama ne derler?İlmin de dereceleri vardır. En üst basamaklarda olan birinin dünyaya bakışı, duyuşu, olayları yorumlayışı farklıdır. Hele ki bu bilgi marifet denizinden nasiplenmişse!Ve herkes bilgisi veya bilgisizliği ile yaşar gider. Kiminin bilgisi kişisel dünyasına başka âlemlerden bir ışık sızdıramamıştır ki dünyadaki varlıkların, imkânların üstüne titrer durur, başka âlemlerden haberdar olma telaşına kapılmaz. Kiminin bilgisi ise ötelerden haberler alacak bir parıltı edinmiştir de dünya kendi gözüne bir ağaç gölgesi kadar geçici gelmektedir. İnsanlar dünyada çeşit çeşit bilgi edinmiştir de geçici olduğu apaçık olan dünyadan ötelere yöneltmedikçe bilginin ne kıymeti vardır?
Bu yazı 78 kez incelenmiştir.
|