HÜZÜNLÜ HAYKIRIŞLAR - A.ÇELİK

 
 
 Yazarın Yazıları
HÜZÜNLÜ HAYKIRIŞLAR
GENÇLİĞİN İDOLLERİ
 Son Eklenenler
SU YOLCULARI
SON TREN YOLCULUĞU
BOŞ VAKİT NEDİR?
Tüm Yazılar »
Arkadaşına Gönder
HÜZÜNLÜ HAYKIRIŞLAR 
 

Başım ağrıyor. Mevsimler bozuldu diyor haberler, bulutlar eskisi kadar karanlık değil ya da karanlıklar ürkütmüyor beni artık nedense… Sandalyenin üstünde pencerenin başında bir şehri yargılamak bu kadar kolay olur herhalde… Ya şu sokakta herkesten farklı olduğunu hissetmeye çalışan kalabalıklar. Aslında herkes bir markadır belki… Herkes kendini pazarlıyor aslında ve bir marka olmanın yolu bir başkasına soğuk olmaktan geçiyor ilk bakışta her nasılsa…

 Evet, bir sandalyenin başında bir pencerenin başında şehri yargılamak bu kadar kolay bu kadar zavallıca olurdu herhalde. Başka bir şehir kapılarını kapattıktan sonra herhangi bir düşman olabiliyor insan, başka bir kadına nefretini bütün insanlarda da bulabilir. Oysa içimde nefret veya aşktan ziyade koca bir hiç var diyebilirim. Her şey insanı terbiye eder. Başkalarının elleri, başkalarının kolları kendi usulünde gider. Sen ayrı bir usul bulursun öyle ki bir zamandan sonra gayenin önüne geçer usulün. Yoksa bütün yanlışlarımız ne istediğimizden mi kaynaklanıyor sanıyorsun. Duvara afişler asan gömlekli çocuk seni görebiliyorum. Sen afişi yapıştırdığın yerde o afişin sende bırakacak bir yanı var mı? Yani o afiş senin bir nedenin mi? Sanmıyorum ama sebeplerin seni fazlasıyla haklı çıkartacak yeterlikte, anlıyorum.

Sabah uyandığımda boynun tutulması, derin bir yorgunluk hissi, uykunun dinlendirici etkisinin kalmadığını mı gösteriyor acaba ya da bana mahsup...  iki şey önemli demişti: Yaptığın şey ve ondan aldığın tat. Tatsız tuzsuz bir sürü yığın biliyoruz manşetlerden.

Başım ağrıyor… Aslında gittikçe kendimizi sıfıra vuruyoruz, farklıyız diye çıktığımız sokaklarda… Başkaları biz somurttuğumuz sürece bizi umursamayacak ve biz başkaları beni ilgilendirmez dedikçe biraz daha incitiyoruz içimizdeki yolculuğu. Bütün güzel gözleri sokakta yürürken daha bakmadan yitiriyoruz. Ve evet biliyorum, bir sandalyenin başında şehri yargılamak bu kadar kolay, bu kadar zavallıca olurdu… 


Bu yazı 69 kez incelenmiştir.